KUDÜS (KFK Ajans) - The Jerusalem Post tarafından aktarılan habere göre, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Türkiye'nin Akdeniz kıyısında yer alan Kekova açıklarında yürütülen su altı kazılarında dünyanın en eski batığı olabilecek kalıntıların keşfedildiğini bildirdi. Bakan Ersoy, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, yeni keşiflerin Anadolu'nun denizcilik tarihini aydınlatmaya devam ettiğini belirterek kazı sorumlusu Doç. Dr. Hakan Öniz ve ekibini tebrik etti.
- Kekova açıklarındaki su altı kazılarında 3 taş çapa ve yaklaşık 30 amfora gün yüzüne çıkarıldı.
- Buluntuların Erken Tunç Çağı'na, yaklaşık 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıl öncesine ait olduğu belirlendi.
- İncelenen amforaların Mısır, Troya ve Girit'tekilere benzer şekilde Ürdün Vadisi'nde üretildiği saptandı.
Akdeniz Arkeolojisi Derneği keşif heyetine liderlik eden Akdeniz Üniversitesinden Prof. Hakan Öniz, BBC'ye yaptığı açıklamada, su altındaki batığı denizin dibinde bir zaman kapsülü olarak nitelendirdi. Süsleme teknikleri incelendiğinde buluntuların kesinlikle Erken Tunç Çağı'na ait olduğunu ifade eden Öniz, yaklaşık 5 bin yıl sonra bu nesnelere temas eden ilk insanların kendileri olduğunu aktardı.
Antik Deniz Ticareti ve Benzersiz Amfora
Yapılan su altı kazılarında 3 taş çapa ile yaklaşık 30 amfora tespit edildi. Söz konusu amforaların günümüzden 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıl öncesine tarihlendiği ve Anadolu kıyılarındaki antik deniz ticaretine ışık tuttuğu kaydedildi. Kapların biçimsel incelemeleri, eserlerin Mısır, Troya ve Girit'te rastlanan örnekler gibi Ürdün Vadisi'ndeki atölyelerde üretilmiş olabileceğine işaret etti.
Bakan Ersoy, amforalardan birinin gövdesinde dokuz özel işaret ile iki delik bulunması sebebiyle eşsiz olduğunu ve peynir ya da tereyağı yayığı olarak kullanılmış olabileceğini kaydetti. Bu durumun, Tunç Çağı denizcilerinin uzun deniz seferlerinde kendi gıdalarını ürettiklerini gösterdiği belirtildi. Macquarie Üniversitesinden arkeolog Dr. Karin Sowada ise testilerin içinde zeytinyağı, şarap veya ağaç reçinesine ait olabilecek belirgin tortular bulunduğunu ve bu büyük hacimli kapların uzun yıllar boyunca yeniden kullanılmış olabileceğini bildirdi.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Kekova açıklarında ulaşılan somut bulgular, Doğu Akdeniz havzasında Tunç Çağı'ndan bu yana süregelen deniz ticareti rotalarında Anadolu kıyılarının kritik bir durak noktası olduğunu doğrulamaktadır. Ürdün Vadisi menşeli kapların Mısır, Troya ve Girit hattındaki yayılımının Türkiye karasularında belgelenmesi, Türkiye'nin su altı kültür mirasının korunmasındaki kurumsal kapasitesini ve bölge arkeolojisindeki kilit konumunu pekiştirmektedir.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın