ANKARA (KFK Ajans) - i24NEWS tarafından aktarılan analize göre, Türk Deniz Kuvvetleri'nin tatbikatlarda sergilediği yeni nesil denizaltı savunma harbi kabiliyetleri Doğu Akdeniz'deki askeri dengeler kapsamında mercek altına alınıyor. İsrail donanmasının INS Drakon ve Dolphin sınıfı denizaltılarının gizlilik esasına dayanan harekât konseptine karşılık, Türkiye'nin düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla havalanan bir akustik izleme ağı kurduğu belirtiliyor.
- Denizkurdu tatbikatı yaklaşık 100 gemi, 50 hava aracı ve 14 bin personelin katılımıyla icra edildi.
- TCG Anadolu'dan kalkan Bayraktar TB3, Doğu Akdeniz'e bıraktığı iki sonoboyun verilerini havada işledi.
- Modernize edilen Sakarya denizaltısı yerli ağır torpido AKYA ile hedef gemiyi omurgasından vurdu.
Denizkurdu Tatbikatında Havadan Akustik Takip
Denizkurdu tatbikatı kapsamında yaklaşık 100 su üstü gemisi, 50 hava aracı ve 14 bin personel çok sayıda deniz alanında eş zamanlı görev icra etti. ABD'nin F-35B satışını engellemesinin ardından insansız hava araçlarına uyarlanan TCG Anadolu amfibi hücum gemisinden havalanan Bayraktar TB3, Doğu Akdeniz sularına iki adet sonoboy bıraktı. Yerli turbodizel motora ve katlanabilir kanatlara sahip olan hava aracı, su altındaki mikrofonlar aracılığıyla toplanan akustik sinyalleri üzerindeki bilgisayarla gerçek zamanlı işleyerek deniz karakol uçağının verileriyle birleştirdi.
Ağ Merkezli Harekât ve Yerli Vuruş Gücü
Faydalı yük kapasitesi 280 kilogram olan Bayraktar TB3'ün tek başına torpido saldırısı gerçekleştirmediği ve iki şamandırayla yerel bir kapsama sağladığı bildirildi. Türk deniz harp doktrininde bu platformların havada 24 saati aşkın süre kalarak şüpheli temasları tespit eden ve hedef bilgilerini silah yüklü savaş gemileri ile mürettebatlı uçaklara ileten sensörler olarak konumlandırıldığı aktarıldı. Sistemin vuruş kabiliyeti ayağında ise MÜREN savaş yönetim sistemiyle donatılan Sakarya denizaltısından fırlatılan yerli ağır torpido AKYA ve 102 kilometreden hedefi vuran ATMACA seyir füzesi öne çıkıyor.
Ekonomik ve Stratejik Değerlendirme
Tatbikatta sergilenen konsept, kara muharebelerindeki insansız hava aracı ve tank mücadelesine benzer biçimde, yüksek bütçeli stratejik denizaltılara karşı düşük maliyetli robotik algılayıcı ağlarının kurulmasını içeriyor. Doğu Akdeniz'de görev yapan mürettebatlı platformlar ile insansız hava araçlarının entegre çalışması, tespit edilmesi zor denizaltı unsurları üzerindeki operasyonel baskıyı artırıyor. Türkiye'nin yerli torpido ve seyir füzeleriyle desteklediği bu sensör mimarisi, bölgesel deniz harbinde asimetrik bir güç dağılımı oluşturuyor.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın