ANKARA (KFK Ajans) - Türkiye Today tarafından aktarılan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) raporuna göre, Türkiye yoksulluk ve yoksunluğun birleşik ölçümünde yüzde 11,1'lik oranla Avrupa'da ilk sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan çalışmada, söz konusu alanda Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 6,1 seviyesinde bulunduğu bildirildi.
- Türkiye, yoksulluk ve yoksunluğun birleşik ölçümünde yüzde 11,1 ile yüzde 6,1 olan Avrupa Birliği ortalamasını geride bıraktı.
- 2019-2025 döneminde reel medyan gelir yüzde 72 artış gösterse de 17,6 milyon kişi çoklu yoksunlukla karşılaştı.
- Dört veya daha fazla çocuklu hanelerde şiddetli çoklu yoksunluk yaşayan çocukların oranı yüzde 45,2 olarak belirlendi.
Raporda, 2019 ile 2025 yılları arasında reel medyan gelirde yüzde 72'lik artış kaydedilmesine rağmen, 2025 yılında 17,6 milyon kişinin (nüfusun yüzde 20,9'u) çoklu yoksunluk yaşadığı tespit edildi. Gelir artışlarının yaşam koşullarına aynı düzeyde yansımadığı ifade edilen araştırmada, göreli yoksulluk sınırının altındaki nüfus payının yüzde 21,3'ten yüzde 4,2'ye gerilediği aktarıldı.
İki günde bir et, tavuk veya balık içeren bir yemeği karşılayamayan kişilerin oranı 2019 yılındaki yüzde 33,6 seviyesinden 2025 yılında yüzde 35,1'e yükseldi. Çalışma kapsamında beslenme, barınma, ısınma, sağlık hizmetleri, gelir ve hanehalkı istihdamı dahil olmak üzere sekiz farklı alandaki yoksunluk kriteri incelendi.
Gelir Sınırı ve Yoksunluk Verileri
Araştırmada, en az dört alanda kısıtlılık yaşayanlar çoklu yoksun, en az beş alandan etkilenenler ise şiddetli yoksun kategorisinde değerlendirildi. Genel çoklu yoksunluk oranı 2019'daki yüzde 25,3 seviyesinden 2025'te yüzde 20,9'a, şiddetli yoksunluk oranı ise yüzde 15,8'den yüzde 13'e geriledi.
Çoklu yoksunluk çeken yaklaşık 5,5 milyon kişinin, yani bu grubun yüzde 31,3'ünün, göreli yoksulluk sınırının üzerinde gelir elde etmesine rağmen temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirlendi. Bu kesimin yüzde 57,2'sinin geçim sıkıntısı çektiği, büyük şehirlerdeki yüksek kira ve yaşam maliyetlerinin hane bütçelerindeki yükü artırdığı ifade edildi.
Ekonomik baskının özellikle tek ebeveynli aileler, dört veya daha fazla çocuklu haneler ve hane reisinin işsiz olduğu ailelerde yoğunlaştığı kaydedildi. Dört veya daha fazla çocuğu bulunan hanelerdeki çocukların yüzde 45,2'sinin şiddetli çoklu yoksunluk çektiği, tek çocuklu ailelerde bu oranın yüzde 8 seviyesinde kaldığı bildirildi. Ayrıca çoklu yoksunluk yaşayan bireylerin yüzde 76 ila 82'sinin bir sonraki yıl da aynı şartlarda yaşamaya devam ettiği vurgulandı.
Sosyal Yardım Politikaları ve Öneriler
TEPAV, sosyal yardım mekanizmalarında yalnızca hane gelirine odaklanılması yerine gıda, ısınma ve barınmaya erişim ile fatura ödeme güçlüklerinin de belirleyici kriter olarak sisteme dahil edilmesini önerdi. Vakıf, hanehalkı yaşam koşullarını ölçmek amacıyla kapsamlı bir puanlama modeli geliştirilmesini tavsiye etti.
Çalışmada ayrıca, Türkiye'nin kalkınma planında çoklu yoksunluğun azaltılmasına yönelik bağımsız ve somut bir hedefin belirlenmesi gerektiği kaydedildi.
Ekonomik ve Stratejik Değerlendirme
Raporda yer alan veriler, 2019-2025 döneminde kaydedilen yüzde 72'lik reel medyan gelir artışının, gıda ve barınma gibi zorunlu harcama kalemlerindeki maliyet baskısını dengelemekte yetersiz kaldığını göstermektedir. Göreli yoksulluk oranının yüzde 4,2'ye inmesine karşın nüfusun beşte birinin çoklu yoksunluk sınırında bulunması, gelir bazlı göstergeler ile harcama gücü arasındaki yapısal farkı ortaya koymaktadır.
Özellikle protein tüketimindeki yetersizliğin yüzde 35,1'e tırmanması ve kalabalık ailelerde çocukların yüzde 45,2'sinin şiddetli yoksunlukla karşılaşması, sosyal destek politikalarının doğrudan temel ihtiyaç sepetlerine endekslenmesi ihtiyacını somutlaştırmaktadır.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın