DOHA (KFK Ajans) - POLITIS - To the point tarafından aktarılan habere göre İsrail'de seçim sürecine yabancı fonlar yoluyla etki edildiği iddiaları ve Arap partisi Ra'am lehine oy satın alma şüphesiyle yapılan gözaltılar yeni bir siyasi tartışmaya yol açtı. Polis teşkilatı soruşturma kapsamında 4 kişinin daha gözaltına alındığını duyururken, Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud partisi seçimlere Türkiye ve Katar bağlantılı yapılar üzerinden müdahale edilmeye çalışıldığını ileri sürdü.
- İsrail Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Noam Sohlberg, Shin Bet'ten iddialara dair bulguları bir hafta içinde teslim etmesini istedi.
- Lahav 433 birimi tarafından sorgulanan 4 yeni şüpheliyle birlikte Negev bölgesinde yürütülen operasyonda gözaltı sayısı arttı.
- Mevcut oy sayımına göre Netanyahu bloku 53, muhalefet 48, Arap partileri ise 19 sandalye kazanmış durumda.
Likud yönetimi, iki ülkeyle bağlantılı kişilerin İsrail'deki Arap seçmenlerin sandığa katılımını artırmak amacıyla faaliyet gösteren kuruluşları finanse ettiğini iddia ederek ilgili belgeleri adli mercilere sunduğunu bildirdi. Ancak haberde Türkiye veya Katar'ın seçim sürecine doğrudan müdahale ettiğini kanıtlayan kamuya açık hiçbir somut delilin bulunmadığı açıkça vurgulandı.
Güvenlik Birimlerinin İncelemesi ve Yargı Süreci
İsrail merkezli Walla haber platformuna yansıyan bilgilere göre güvenlik birimleri seçimler öncesinde aracı kurumlar üzerinden yapıldığı iddia edilen para transferlerine ilişkin duyumları araştırmaya başladı. Müfettişlerin İsrail'deki Arap toplumu içinde faaliyet yürüten dernek ve vakıflar üzerinden kaynak aktarılıp aktarılmadığını incelediği, buna karşın söz konusu para transferlerinin gerçekleştiğine veya oy verme davranışını etkilediğine yönelik somut bir delile ulaşılamadığı aktarıldı.
Merkezi Seçim Komisyonu Başkanı Yargıç Noam Sohlberg, iç istihbarat teşkilatı Shin Bet'in Başkanı David Zini'den iddiaları detaylı biçimde araştırmasını ve bulgularını bir hafta içinde raporlaştırmasını talep etti. İddiaları doğrulayacak ya da çürütecek net deliller isteyen Yargıç Sohlberg'in resmi yazısında herhangi bir ülke ismine yer vermediği belirtildi.
Gözaltılar ve Koalisyon Tartışmaları
Lahav 433 ağır suçlar birimi tarafından sorgulanan son 4 zanlının, seçim günü Arap Bedevi nüfusun yoğunlukta olduğu Negev bölgesinde gerçekleştirilen 3 tutuklamanın ardından başlatılan tahkikat kapsamında yakalandığı bildirildi. Ra'am partisi şüphelilerin kendi aktivistleri olduğunu doğrulamakla birlikte yöneltilen tüm suçlamaları reddetti.
Yaşanan gelişmeyi "Ra'amgate" olarak nitelendiren Likud, Siyonist siyasi partilere çağrıda bulunarak koalisyon görüşmelerinde veya Knesset başkanlığı seçiminde Ra'am ve Ortak Liste ile iş birliği yapılmamasını istedi. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir hukuki zemin oluşması durumunda Arap siyasi liderlerin tutuklanması çağrısında bulunurken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich Shin Bet tarafından derhal sorgulama yapılmasını savundu.
Emniyet Genel Müdürü Daniel Levi her şikayetin tarafsızlıkla inceleneceğini duyururken, muhalefet lideri Gadi Eisenkot iddiaların kapsamlı biçimde aydınlatılmasını desteklediğini ancak konunun yeni Knesset'in göreve başlamasını engellemek adına siyaseten suistimal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Çift zarflı ve özel oyların sayımının devam ettiği tabloda Netanyahu blokunun 53, muhalefetin 48, Arap partilerinin ise 19 sandalyeye sahip olduğu ve hiçbir kanadın salt çoğunluğa ulaşamadığı kaydedildi.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
İsrail'de hiçbir siyasi bloğun tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu elde edemediği bir parlamento aritmetiğinde Likud'un ortaya attığı dış müdahale iddiaları, iç siyasetteki koalisyon tıkanıklığını aşma çabası olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ve Katar gibi bölgesel aktörlerin somut ve resmi bir kanıt sunulmaksızın iç siyasi tartışmalara dahil edilmesi, sağ blokun Arap partilerinin meşruiyetini sınırlayarak olası muhalefet ittifaklarını engelleme stratejisini yansıtmaktadır.
Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde yürüttüğü dengeli ve şeffaf bölgesel diplomasiye karşılık, seçim atmosferinde ortaya atılan mesnetsiz iddiaların İsrail yargı ve istihbarat makamları nezdinde dahi doğrulanmış bir karşılık bulamaması dikkat çekmektedir. Güvenlik birimlerinin elinde somut delil bulunmadığını açıklaması, konunun diplomatik bir krizden ziyade İsrail iç politikasındaki hükümet kurma pazarlıklarının bir parçası olarak kullanıldığını göstermektedir.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın