DOHA (KFK Ajans) - Türkiye Today tarafından aktarılan habere göre, Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerin ardından ABD ile İran arasında ilerleme kaydedildi ve bir ABD heyetinin Doha'da İranlı müzakerecilerle doğrudan görüşmelere katılması bekleniyor. Görüşmeler hakkında henüz Washington, Tahran veya Doha yönetimlerinden resmi bir doğrulama yapılmadı.
- İran nükleer programı, Hürmüz Boğazı seyrüseferi ve Tahran'a mali teşvikleri içeren ön tedbirlerde Çin ve Rusya'nın garantörlüğü öngörülüyor.
- Katar arabuluculuğunda Tahran'da yapılan 12 saatlik görüşmelerin ardından heyetler Doha'daki görüşmelere geçti.
- Tahran deniz ablukasının kaldırılması ve petrol satışına izin verilmesini talep ederken, Washington nükleer tavizler şart koşuyor.
Kaynaklara dayandırılan bilgilere göre taraflar; İran'ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği ve Tahran'a yönelik mali teşvikler üzerinde ön tedbirler hususunda mutabakata vardı. Olası bir anlaşmada Çin ve Rusya'nın garantör ülkeler olarak yer alacağı bildirildi.
Tahran ve Doha Hattında 12 Saatlik Mekik Diplomasisi
Doğrudan temasların iki ülke arasında müzakerelere resmi dönüşü ilan etmeye zemin hazırlayacağı belirtilirken, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı'nın kıdemli danışmanı başkanlığındaki bir heyetin Cuma günü Tahran'da 12 saati aşan görüşmeler gerçekleştirdiği aktarıldı. İran müzakere heyetinin Katarlı yetkililerle birlikte Doha'ya geçtiği ve temasların Cumartesi günü devam ettiği kaydedildi.
Sürece ilişkin açıklamada bulunan diplomatik bir kaynak, "Olumlu ilerleme kaydedildi. ABD ile İran arasında bir anlaşmanın önünü açmak amacıyla görüşmeler halen sürüyor." bilgisini paylaştı. Diğer yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, İran güvenlik yetkilisi Mohsen Rezaei'ye hitaben bir mektup göndererek yetkililer arasında bir toplantı yapılmasını önerdiği aktarıldı.
Bölgesel Arabuluculuk ve Askeri Kanattan Açıklamalar
Pakistan ordu sözcüsü Korgeneral Ahmed Sharif Chaudhry, yürüttükleri arabuluculuk girişimleri konusunda temkinli bir iyimserlik içinde olduklarını belirterek Mareşal Asim Munir'in bu ay Tahran'ı iki kez ziyaret ettiğini hatırlattı. Munir'in son ziyaretinde heyette Suudi ve Türk yetkililerin de yer aldığını dile getiren Chaudhry, "Mareşal bazı olumlu gelişmeler olmasa neden iki kez gitsin ki? Dolayısıyla evet, elbette." değerlendirmesinde bulundu.
İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Akraminia ise ordunun muharebe hazırlığını artırdığını ve güvensizliğin sürdüğünü belirterek, "ABD Başkanı bir kez daha Siyonistlerin tehdit ve teşvikleriyle bölgede başka bir maceraya atılırsa, şüphesiz savaşın ateşi daha geniş bir coğrafyayı saracak ve savaşın sonu onun elinde olmayacaktır." açıklamasını yaptı.
Müzakere Masasındaki Talepler ve Seçim Etkisi
Müzakerelerin yeniden başlaması çerçevesinde Washington yönetimi nükleer alanda tavizler talep ederken, Tahran yönetimi ABD'nin öncelikle deniz ablukasını kaldırmasını, dondurulan mali varlıkları serbest bırakmasını ve petrol satışına onay vermesini şart koşuyor. 3 Kasım seçimleri öncesine denk gelen temaslara ilişkin bir ABD yetkilisi, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde kayıp yaşaması halinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a askeri müdahale seçeneğine yönelebileceğini öne sürerken, Beyaz Saray yetkilisi seçim sonuçlarının başkanın kararlarında bir etken olmayacağını bildirdi.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
ABD ile İran arasındaki temasların Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer emniyeti, nükleer denetim ve yaptırımların esnetilmesi ekseninde yoğunlaşması, enerji koridorları ve bölgesel ticaret hatları açısından kritik bir dengelenme çabasını gösteriyor. Çin ve Rusya'nın olası bir mutabakata garantör olarak dahil edilmesi senaryosu, Basra Körfezi'ndeki gerilimlerin küresel güç dengeleriyle iç içe geçtiğini teyit eden bir zemin oluşturuyor.
Bölgedeki tansiyonun kontrol altında tutulması sürecinde Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Pakistan'ın diplomatik temas trafiğinde aktif rol alması, çok taraflı mekanizmaların kriz yönetiminde devreye sokulduğuna işaret ediyor. Washington'ın nükleer kısıtlama ısrarı ile Tahran'ın petrol ihracatı ve fon transferi konusundaki taleplerinin nasıl uzlaştırılacağı, müzakere sürecinin nihai başarısını belirleyecek en temel faktör olarak öne çıkıyor.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın