ATİNA (KFK Ajans) - Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail ortaklığında planlanan Great Sea Interconnector deniz altı elektrik kablo hattı projesinin Türk kıta sahanlığını kapsayan güzergahı için Ankara'dan bağlayıcı izin şartı bildirildi. Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Mustafa Başkara, Birleşmiş Milletler nezdinde tescillenen sınırlar dahilinde Türkiye'nin resmi onayı olmadan hiçbir deniz altı çalışmasının hayata geçirilemeyeceğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler Koordinatları ve İkili Anlaşmalar
Başkara, Türkiye'nin Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletler'e sunduğu Akdeniz kıta sahanlığı sınırlarını hatırlattı. Söz konusu deniz alanlarının 2011 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve 2019 yılında Libya ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatlarıyla resmiyet kazandığını belirten Başkara, deniz tabanındaki tüm faaliyetlerde Türkiye'nin münhasır hakları bulunduğunu vurguladı. Başkara, hat güzergahının belirlenmesi ve teknik çalışmaların yürütülmesinde Ankara'ya resmi bildirim yapılmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Ege Adalarının Silahsız Statüsü Gündemde
Deniz altı enerji hatlarının kıyı devletinin egemenlik haklarına doğrudan bağlı olduğunu ifade eden Başkara, bu kuralın sadece Atina yönetimini değil bölgedeki tüm aktörleri kapsadığını dile getirdi. Değerlendirmesinde Ege Denizi'ndeki dengelere de değinen Başkara; Rodos, Meis ve Oniki Ada grubunun silahsızlandırılmış statüsünün korunması gerektiğini belirterek Yunanistan'ın maksimalist deniz yetki alanı iddialarıyla uluslararası anlaşmaları ihlal ettiğini aktardı.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın