WASHINGTON (KFK Ajans) - Türkiye Today tarafından aktarılan habere göre, İsrail ordusu İran ile çatışmaların yeniden başlaması ihtimaline karşı taarruz ve savunma planlarını tamamlarken, ABD Başkanı Donald Trump yer altı nükleer kompleksi olduğu değerlendirilen Pickaxe Dağı'nı olası hedef olarak açıkladı. Washington ile Tahran arasında arabulucular vasıtasıyla müzakereler devam ederken, askeri harekatın başlatılmasına ilişkin kararın Trump'a ait olduğu bildirildi.
- İsrail ordusu taarruz planlarını tamamlarken 10 ABD askeri nakliye uçağı ekipman teslimatı için İsrail üslerine ulaştı.
- ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Pickaxe Dağı yer altı tesisini hedef göstererek alanın 10 dakikada vurulabileceğini bildirdi.
- İran Güvenlik Şefi Muhsin Rızai, dondurulan varlıklar bırakılana kadar Hürmüz Boğazı ablukasının süreceğini kaydetti.
Askeri Sevkiyat ve Sınır Tatbikatları
İsrail basınında yer alan haberlere göre İsrail Hava Kuvvetleri, olası taarruz rotalarını denemek üzere onlarca savaş ve yakıt ikmal uçağıyla Suriye ve Irak hava sahasını kullanarak İran sınırlarına doğru uçuşlar gerçekleştirdi. Bölgedeki askeri hareketlilik kapsamında son günlerde İsrail'deki hava üslerine askeri teçhizat taşıyan 10 ABD askeri nakliye uçağının ulaştığı aktarıldı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in hazır bulunduğu toplantıda Trump'a yeni harekat seçeneklerini sundu. Buna karşın Washington yönetiminin İran'a yönelik askeri operasyonları yeniden başlatma konusunda henüz nihai bir karar vermediği bildirildi.
Hedef Tartışmaları ve Karşılıklı Restler
Florida'daki konutunda gazetecilere açıklamada bulunan Donald Trump, İran'ın nükleer kapasitesini çökerttiklerini öne sürerek, "Halen halletmemiz gereken bir veya iki tesis bulunuyor ancak bunu 10 dakikada yapabiliriz." ifadesini kullandı. Tahran yönetimi Pickaxe Dağı sahasında herhangi bir nükleer faaliyet yürütüldüğü iddialarını reddederken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio diplomasinin açık kalmaya devam ettiğini kaydetti.
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney ise üst düzey komutanlarla yaptığı toplantıda Washington ve Tel Aviv yönetimlerini uyararak orduya hedef listesini güncelleme talimatı verdi. Hamaney, "Her türlü ve seviyedeki tehdide anında, etkili ve coğrafi sınır olmaksızın yanıt verilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.
Arabuluculuk Temasları ve Boğaz Resti
Askeri hazırlıkların gölgesinde diplomatik temaslar kapsamında Katarlı arabulucular Tahran'a ulaşırken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran Güvenlik Şefi Muhsin Rızai'ye bir mektup iletti. Televizyonda açıklama yapan Rızai, mektubu aldığını ancak henüz yanıt vermediğini belirterek ABD tarafının değişen üslubunu olumlu bir işaret olarak niteledi.
İranlı yetkili Abbas Arakçi, ABD ile doğrudan bir görüşme planlanmadığını ve şartlarının arabulucular nezdinde masada olduğunu aktardı. Muhsin Rızai ise ülkesinin dondurulan varlıklarının serbest bırakılması şartı dahil olmak üzere tüm talepleri karşılanana dek Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayı sürdüreceklerini ifade etti.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı taarruzlarla patlak veren süreç, nisan ayındaki geçici ateşkesin ardından temmuz ayında müzakerelerin durmasıyla yeniden alevlendi. Katar ve Pakistan arabuluculuğunda sürdürülen müzakereler kalıcı bir anlaşma üretmezken, Tel Aviv yönetiminin askeri hazırlıklarını tamamlaması sahadaki gerilimi tırmandırmaktadır.
İsrailli kaynaklar, nükleer altyapıya yönelik olası bir hava harekatının Tahran'daki yönetimi değiştirmeye yetmeyeceğini ve Hizbullah'ın sürece dahil olması halinde savaşın Lübnan'a yayılarak savunma füzelerini tüketebileceğini bildirmektedir. Hürmüz Boğazı ablukasının sürmesi, askeri caydırıcılık adımlarının bölgesel ticaret ve küresel diplomasi dengeleri üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.


💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın