İSTANBUL (KFK Ajans) - Tarihi Kapalıçarşı’nın labirent sokaklarında yüzlerce yıldır süregelen kuyumculuk ve zanaat kültürü, modern çağın seri üretim baskısına rağmen asırlık hanlardaki atölyelerde varlığını koruyor. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılındaki fethin ardından temelini attığı ve günümüzde günde yaklaşık 400 bin ziyaretçiyi ağırlayan tarihi çarşı, vitrinlerin ardında gizlenen geleneksel üretim gücüyle dünya basınının gündemine taşındı.
Tarihi Hanlarda Usta-Çırak Geleneği
Çarşının 65 sokağı, 14 hanı ve 3 bin 600 dükkanını kapsayan devasa yerleşkesinde yer alan İkizler Han gibi tarihi merkezler, geleneksel mücevher üretiminin ana omurgasını oluşturuyor. Yarım asırdır çarşıda mücevher üreten 78 yaşındaki kuyumcu Ümit Berksoy, parıltılı vitrinlerin ardındaki küçük atölyelerin çarşının asıl ruhunu barındırdığını belirtti. Berksoy’un tasarladığı 12 karatlık özel yakut yüzük, 46 yıllık sadekar Sevan Harunyan’ın çalışma tezgahında işlenirken, mesleğin babadan oğula aktarılan incelikleri yeni kuşak ustaların katkısıyla bilgisayar destekli tasarımla harmanlanıyor.
El İşçiliğiyle Korunan 500 Yıllık Miras
Cevahir Bedesteni çevresinde şekillenen ticaret kültürü, farklı topluluklardan gelen zanaatkarların asırlardır kurduğu köklü ortaklıklarla ayakta kalıyor. Çarşıdaki 532 kuyumcu ve sarrafa hizmet sunan 57 mıhlama ustasından biri olan 66 yaşındaki Hrant Zorbas, değerli taş dizimi sanatını büyüteç altında titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Oğlu Shant Zorbas ile birlikte üretim yapan kıdemli usta, değişen tüketim alışkanlıklarına rağmen el emeği mücevherlerin değerini koruduğunu vurguladı. Tarihi yapının asırlık taş duvarları arasında şekillenen el yapımı eserler, endüstriyel fabrikasyon üretimine karşı geleneksel zanaat mirasını temsil etmeye devam ediyor.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın