GAZZE (KFK Ajans) - Gazze Sağlık Bakanlığı, 2026 yılının ilk dokuz ayında yeni doğan bebeklerde 260 doğuştan anomali vakası tespit edildiğini duyurdu. Türkiye Today tarafından aktarılan habere göre, kaydedilen bu rakam 2022 yılı boyunca belgelenen 184 vakayı geride bırakırken yetkililer olası etkenlerin aydınlatılması amacıyla uluslararası bağımsız bir soruşturma çağrısında bulundu.
- Gazze'de 2026 yılının ilk 9 ayında kaydedilen 260 anomali vakası, 2022 yılı toplamı olan 184 vakayı geride bıraktı.
- Sağlık Bakanlığı, anne adaylarındaki yetersiz beslenme ve çevre kirliliği etkilerinin incelenmesi için uluslararası araştırma istedi.
- Bölgede 10 Ekim 2025'teki ateşkese rağmen sürdürülen saldırılarda 1.602 Filistinli yaşamını yitirdi.
Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Münir el-Burş, söz konusu verileri ciddi bir sağlık uyarısı olarak nitelendirdi. Burş; savaş ortamının, yaygın açlığın, yerinden edilmelerin ve sağlık altyapısının çöküşünün anne ile bebek sağlığı üzerindeki etkilerinden derin endişe duyduklarını ifade etti.
Bakanlık verilerine göre, 2025 yılı boyunca 322 anomali vakası kayıtlara geçti ve bu rakam 2022 yılı toplamına kıyasla yüzde 75 artış gösterdi. Yetkililer, eldeki rakamların tek başına yeni doğanlar arasındaki anomali yaygınlığını kanıtlamadığını veya kesin nedenleri saptamadığını bildirdi.
Uluslararası Bilimsel İnceleme Çağrısı
Sağlık Bakanlığı; anne adaylarındaki yetersiz beslenme, çevresel kirleticilere maruz kalma ve savaş sürecinde hamilelik takibinin kesintiye uğraması gibi faktörlerin araştırılmasını istedi. Uzmanlaşmış tıbbi takip ve cerrahi tedavi gerektiren durumlar arasında yarık dudak ve damak, atipik dış genital organlar, üst uzuv kısalığı ve göbek fıtıkları sıralandı.
Bazı bebeklerde birden fazla anomalinin bir arada görüldüğü, bu tablonun tanı testleri, cerrahi operasyonlar ve uzun vadeli tıbbi bakım ihtiyacını artırdığı kaydedildi. Şiddetli hasar gören yerel sağlık sisteminin, etkilenen çocuklara gerekli tedavileri sunmakta büyük engellerle karşılaştığı belirtildi.
Bakanlık yayımladığı değerlendirmede, "Her sayının arkasında tedaviye ihtiyacı olan bir çocuk ve güvence arayan bir anne var." ifadesine yer verdi. Açıklamada hamilelerin korunması, yeterli beslenmenin temin edilmesi, doğum öncesi taramalar, yenidoğan bakımı ve cerrahi hizmetlere erişimin ivedilikle sağlanması gerektiği vurgulandı.
Savaşın Sağlık Altyapısındaki Yıkıcı Etkileri
Söz konusu veriler, İsrail'in 8 Ekim 2023 tarihinde başlattığı askeri harekâtın ardından Gazze'de yaşanan insani kriz koşullarında kayıtlara geçti. Bakanlık verilerine göre çatışmaların başlangıcından bu yana 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 175 binden fazla kişi yaralandı ve sivil altyapının yaklaşık yüzde 90'ı tahrip edildi.
Bölgede 10 Ekim 2025 tarihinde bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girmesine karşın İsrail ordusunun saldırıları sürdü. Bakanlık, ateşkes ihlalleri sonucunda perşembe günü itibarıyla 1.602 Filistinlinin yaşamını yitirdiğini ve 5 bin 799 kişinin yaralandığını duyurdu.
Filistinli yetkililer, mutabakata rağmen gıda, ilaç, tıbbi malzeme ve barınma gereçlerinin girişine yönelik kısıtlamaların devam ettiğini bildirdi. Anlaşma uyarınca bölgeye her gün gıda, tıbbi gereç ve yakıt taşıyan 600 insani yardım tırının girmesi öngörülürken fiili sevkiyatların hedeflenen düzeyin oldukça altında kaldığı aktarıldı.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Gazze'de sağlık altyapısının çökmesi ve yardım akışının engellenmesi, tedavi gereksinimi duyan binlerce hasta ve yaralının tahliyesini zorlaştırarak krizin uluslararası boyutunu ağırlaştırıyor. Ateşkes mutabakatında kararlaştırılan günlük 600 tırlık insani yardım taahhüdünün karşılanamaması, temel tıbbi malzeme tedarikini ve gebe sağlığı hizmetlerini doğrudan sekteye uğratıyor.
Gazze Sağlık Bakanlığının bağımsız uluslararası kurumlara yaptığı araştırma çağrısı, savaşın uzun vadeli biyolojik ve çevresel etkilerinin tarafsız heyetlerce incelenmesi talebini gündeme getiriyor. Mevcut verilerin savaş koşulları ile doğum anomalileri arasında henüz doğrudan bir nedensellik bağı ortaya koymadığı vurgulanırken, uluslararası heyetlerin sahadaki incelemeleri krizin insani boyutuna dair somut bulguları belirleyecek nitelik taşıyor.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın