DIŞ HABERLER (KFK Ajans) - Türkiye, Libya politikasında kapsamlı bir strateji değişikliğine giderek ülkedeki rakip yönetimlerle doğrudan temas kurmaya başladı. Ankara, tek bir grubu destekleme çizgisini geride bırakıp iki güç merkezi arasında güvenlik arabuluculuğu üstlendi. Türk Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda düzenlenen eğitim tatbikatlarında, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Birlik Hükümeti ile doğudaki Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu'na bağlı askeri unsurlar 2011'deki iç savaşın ardından ilk defa tek bir Libya bayrağı altında birlikte saf tuttu.
Akdeniz'de Askeri Diplomasi ve Deniz Anlaşması
Ankara'nın askeri diplomasisi Trablus ve Bingazi yönetimlerini ortak paydada buluşturmayı hedefliyor. Türk Deniz Kuvvetleri unsurları aynı intikal kapsamında hem Trablus hem de Bingazi limanlarına demirleyerek savunma yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. 2024 yılında Bingazi Konsolosluğu'nun yeniden açılmasıyla ivme kazanan temaslar, Hafter temsilcilerinin Ankara'da ağırlanmasıyla ileri bir aşamaya taşındı. Doğu yönetiminin, 2019 yılında Trablus ile imzalanan Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını onaylama ihtimalinin masada bulunduğu kaydedildi. Bu hamle, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu verilerine göre 107 milyar varil petrol ve 122 trilyon metreküp doğalgaz barındırdığı öngörülen Doğu Akdeniz'deki arama faaliyetlerine hukuki zemin oluşturuyor.
Afrika Koridorunda Güvenlik ve Ticaret Hattı
Libya'daki askeri varlık; Misrata Limanı, Vatiyye Hava Üssü ve Bayraktar TB2 insansız hava araçlarıyla sahada etkin biçimde korunuyor. Türkiye'nin bu adımları, Somali'deki TURKSOM Askeri Üssü ve Sudan'daki Sevakin Limanı girişimlerini kapsayan daha geniş bir deniz koridoru politikasının parçası olarak uygulanıyor. Ankara, Afrika Boynuzu'ndan Akdeniz'e uzanan hat üzerinde ticari ve savunma ortaklıklarını güçlendirerek bölgesel aktörlerle olan dengesini tahkim etmeyi sürdürüyor.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın