BRÜKSEL (KFK Ajans) - Euronews.com tarafından aktarılan habere göre Avrupa Komisyonu, aday ülkelerin dış ve güvenlik politikasına uyum düzeyine yıllık genişleme değerlendirmelerinde giderek daha fazla ağırlık veriyor. Yayımlanan raporlarda Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan'ın uyum oranlarının yetersiz bulunduğu, bu tablonun söz konusu ülkelerin 'kademeli entegrasyon' olanaklarına erişimini sınırlayabileceği belirtiliyor.
- Sırbistan'ın Avrupa Birliği dış politikasına uyum oranı yüzde 63 seviyesinde kaydedildi.
- Gürcistan hükümeti katılım müzakerelerini 2028 yılına kadar yürütmeyeceğini duyurdu.
- Türkiye, Orta Koridor hattında Avrupa ile Orta Asya'yı bağlayan kilit geçiş kapısı konumunu koruyor.
Avrupa Birliği (AB) yönetimi, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı ve üye ülke topraklarına yönelen hibrit eylemler gerekçesiyle genişleme sürecini komşularını kendi dış ilkeleri doğrultusunda hizalama aracı olarak kullanmayı amaçlıyor. Brüksel'de gazetecilere değerlendirmede bulunan üst düzey bir AB yetkilisi, "Ortak güvenlik ve savunma politikası katılım sürecinde giderek daha önemli bir boyut haline geldi. Özellikle şu an içinde bulunduğumuz bağlamda, aday ülkelerin Birliğin güvenliğine halihazırda katkıda bulunduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Aday Ülkelerde Dış Politika ve Güvenlik Kriteri
Brüksel yönetimi aday ülkelerle savunma, sınır yönetimi, siber güvenlik ve kritik altyapının korunması başlıklarında işbirliğini derinleştirmeyi hedeflerken Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılımı temel bir gösterge kabul ediyor. Komisyon en gelişmiş durumdaki dört ülkeyi 'öncüler' olarak tanımlarken diğer aday ülkeler için durağanlık ve gerilemenin bir arada görüldüğü karmaşık bir tablonun altını çiziyor.
Raporda dış politika uyumu 'düşük' veya 'çok düşük' kategorisinde değerlendirilen Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan'ın temel haklar ve yargı fasıllarında da gerileme kaydettiği ileri sürülüyor. Konuya ilişkin konuşan ikinci bir üst düzey AB yetkilisi, "Türkiye ve Gürcistan başta olmak üzere bazı aday ülkelerde gerileme yaşandığını görüyoruz; Sırbistan'da da bir miktar gerileme var." değerlendirmesinde bulundu.
Sırbistan ve Gürcistan Dosyalarındaki Gelişmeler
İç pazar alanında teknik ilerleme kaydeden Sırbistan'ın dış politika uyumu yüzde 63 düzeyinde kalarak Rusya, Belarus ve İran'a uygulanan yaptırımları benimsememesi eleştiri konusu yapılıyor. Belgrad yönetiminde 14 yıllık iktidarın ardından yolsuzlukla mücadele hedefiyle seçimi kazanan Öğrenci Listesi hareketinin göreve gelmesi ise Brüksel kanadında reform adımları açısından yeni bir zemin olarak görülüyor.
Gürcistan dosyasını 'çok üzücü bir gelişme' olarak niteleyen Birlik yetkilileri, Tiflis yönetiminin adaylık statüsü sonrasındaki dokuz adımı uygulamaması nedeniyle süreci fiilen durdurduğunu belirtiyor. Başbakan İrakli Kobahidze Brüksel'i çifte standart uygulamakla itham ederken AB yönetimi, Gürcistan'ın diplomatik ve resmi pasaportlarına vizesiz seyahat hakkını askıya almış durumda bulunuyor.
Türkiye ile İşbirliği Alanları ve Orta Koridor
Komisyon raporunda Türkiye'nin dış politika uyumu 'çok düşük' olarak sınıflandırılırken Ankara ile çıkarların örtüştüğü alanlarda ortak çalışmaların güçlendiği kaydediliyor. Belgede ticaret, göç yönetimi, bölgesel güvenlik ve bağlantısallık konularındaki koordinasyonun sürdüğü, Türkiye'nin kuzeydeki Rusya'yı ve güneydeki Süveyş Kanalı'nı devre dışı bırakan Orta Koridor güzergahında Avrupa ile Orta Asya'yı birbirine bağlayan temel kapı niteliğinde olduğu vurgulanıyor.
Yaptırımların uygulanması konusuna değinen AB yetkilisi, "Rusya'ya yönelik AB yaptırımlarının delinmesi konusu önemini koruyor. Türkiye bazı ilerlemeler kaydetti ancak daha fazla ilerleme sağlamalı." görüşünü dile getirdi. Rapor metninde ayrıca müzakere sürecinin canlandırılmasının önünde Kıbrıs konusundaki diplomatik anlaşmazlıkların engel teşkil ettiği iddiası yinelendi.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Brüksel'in yeni genişleme metodolojisi; iç pazara kademeli giriş, Erasmus+ programı kolaylıkları, dolaşım ücretlerinin kaldırılması ve Tek Euro Ödemeler Alanı (SEPA) gibi somut kazanımları dış politika hizalanmasına endeksliyor. Komisyon'un gelecek yılın başında başlatmayı planladığı özel diyalog mekanizması, aday ülkelerin egemen dış politika tercihleri ile Birlik normları arasındaki makası daha görünür hale getirmeyi amaçlıyor.
Türkiye açısından bakıldığında, Orta Koridor ve bölgesel güvenlik başlıklarındaki vazgeçilmez coğrafi ve lojistik rol, Brüksel'in tek taraflı siyasi şartları ile sahadaki jeopolitik gerçekler arasındaki dengeyi belirlemeyi sürdürüyor. Ankara'nın çok boyutlu dış ticaret ve diplomasi çizgisi ile AB'nin tek tip uyum beklentisi arasındaki müzakere sürecinin önümüzdeki dönemde kademeli entegrasyon başlıkları üzerinden şekillenmesi öngörülüyor.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın