ATİNA (KFK Ajans) - tovima.com tarafından aktarılan habere göre Avrupa Komisyonu, çarşamba günü kabul ettiği 2026 genişleme değerlendirme raporunda Türkiye'ye iyi komşuluk ilişkileri, uluslararası anlaşmalara saygı ve uyuşmazlıkların barışçıl çözümü çağrısında bulundu. Raporda Atina ile Ankara arasındaki temasların devam ettiği ve Türkiye'nin raporlama döneminde Doğu Akdeniz'de herhangi bir izinsiz sondaj faaliyeti gerçekleştirmediği kabul edildi.
- Raporda, inceleme döneminde Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de izinsiz herhangi bir sondaj faaliyeti yürütmediği kaydedildi.
- Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim'de 2019 tarihli deniz yetki alanları mutabakat muhtırasını onaylaması raporda ele alındı.
- Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki katılım müzakerelerinin 2018 yılından bu yana askıda kalmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Belgede, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelere ilişkin çözüme kavuşturulmamış uyuşmazlıkların ikili ilişkileri zorlamaya devam ettiği savunuldu. Komisyon değerlendirmesinde, Yunanistan ulusal hava sahası ile karasularına yönelik ihlallerin ve ada üzerindeki uçuşların artış gösterdiği öne sürüldü.
Deniz Yetki Alanları Anlaşması ve Kıbrıs Meselesi
Raporda, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim tarihinde 2019 tarihli Türkiye-Libya deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasını onaylaması eleştirildi. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bahse konu anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini, deniz hukukuna uymadığını ve hukuken geçersiz olduğunu savundu.
Türkiye'nin Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanımama tutumunu sürdürdüğü ve AB-Türkiye Ortaklık Anlaşması Ek Protokolü'nü tam olarak uygulamadığı ileri sürüldü. Metinde, Birleşmiş Milletler çerçevesinde ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına uygun, adil, kapsamlı ve uygulanabilir bir çözümün ikili ilişkiler açısından taşıdığı öneme değinildi.
Müzakere Süreci ve Bölgesel İş Birliği
Komisyon değerlendirmesinde, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin 2018'den bu yana durma noktasında olduğu ve müzakerelerin dondurulduğu hatırlatıldı. Türkiye'deki demokrasi, temel haklar ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki duruma ilişkin eleştirilere yer verilirken üyelik hedefleri ile mevcut uygulamalar arasında fark bulunduğu iddia edildi.
Rapor, bu eleştirilerin yanı sıra Türkiye'nin önemli bir bölgesel ortak olduğunu ve Doğu Akdeniz'in istikrarı ile güvenliğinde birliğin çıkarı bulunduğunu teyit etti. Avrupa Birliği organlarının, belirlenen konularda yapıcı adımlar atılması halinde Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri çevrilebilir bir iş birliği yaklaşımını benimsediği aktarıldı.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Avrupa Komisyonunun 2026 değerlendirmesi, Brüksel'in Doğu Akdeniz ve Ege'deki deniz yetki alanları ihtilaflarında Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tezlerine yakın duruşunu sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Sondaj faaliyetlerinin durduğunun raporda teyit edilmesi sahadaki gerilimin kontrol altında olduğunu gösterse de Libya ile yapılan deniz yetki anlaşmasına yönelik itirazlar taraflar arasındaki hukuki ve siyasi görüş ayrılıklarının devam ettiğini doğrulamaktadır.
Müzakere başlıklarının 2018'den beri donmuş olması ilişkilerin tam üyelik perspektifinden ziyade jeopolitik gerekliliklere dayalı 'kademeli ve orantılı' bir iş birliği modeline kaydığını göstermektedir. Türkiye'nin bölgesel güvenlikteki kritik rolü vurgulanırken Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri ve egemenlik hakları tartışmalarının Ankara-Brüksel hattında temel pazarlık unsuru kalmayı sürdüreceği anlaşılmaktadır.


💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın