LEFKOŞA (KFK Ajans) - Knews, Kathimerini tarafından aktarılan habere göre, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında planlanan deniz altı çift yönlü doğal gaz boru hattı projesinin engellenmesi için Avrupa Birliği'nden (AB) müdahale talebinde bulundu. GKRY Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos, üst düzey Avrupa Komisyonu yetkililerine gönderdiği mektupta çalışmaların fiilen başladığını ileri sürerek Brüksel'in konuyu en üst düzeyde ciddiyetle ele almasını istedi.
- GKRY Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos, AB yetkililerine 16 Eylül tarihli bir mektup gönderdi.
- Mektup AB Dış Politika Şefi Kaja Kallas ile Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos'a iletildi.
- AB Komisyonu'nun Türkiye'ye ilişkin yıllık raporunun 4 Kasım tarihinde yayımlanması bekleniyor.
Kombos tarafından 16 Eylül tarihinde gönderilen mektup, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Kaja Kallas ile Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos'a hitaben yazıldı. Mektubun birer kopyası ise Akdeniz'den Sorumlu Komiser Dubravka Suica ile Enerjiden Sorumlu Komiser Dan Jorgensen'e iletildi. Rum Dışişleri Bakanı, Ankara'nın mutabakat zaptını uygulamaktan kaçınması ve ilgili tüm faaliyetleri durdurması yönünde AB tarafından uyarılmasını talep etti.
Yaptırım Çağrısı ve Pozitif Gündem Tartışması
Mektupta, Türkiye ile KKTC arasındaki anlaşmanın bölgedeki egemenlik haklarını ihlal ettiği iddia edilirken gelişmeler 2019 ile 2021 yılları arasında Doğu Akdeniz'de yürütülen sondaj faaliyetleriyle ilişkilendirildi. Kombos, 2019 yılında AB tarafından kabul edilen kısıtlayıcı tedbirler çerçevesini hatırlatarak Türkiye'ye yönelik yaptırım ihtimalini gündeme getirdi. Rum Bakan, ayrıca Nisan 2024'te Türkiye ile başlatılan ve vize kolaylığı, Avrupa Yatırım Bankası faaliyetlerinin yeniden başlaması ile gümrük birliğinin güncellenmesini kapsayan "pozitif gündem" sürecinin geri çevrilmesi olasılığına işaret etti.
Kombos, 13 Ekim tarihindeki Dış İlişkiler Konseyi toplantısında da konuyu gündeme taşıyarak Türkiye'nin 30 Eylül'de bir NAVTEX ilan ettiğini ve deniz yetki alanlarında araştırmalar yaptığını öne sürdü. Buna karşılık toplantıda AB'nin tepkisinin rutin düzeyde kaldığı ve yalnızca üye ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi yönündeki genel çağrılarla sınırlı olduğu aktarıldı. Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos ise aday ülkelerin yükümlülüklerine dikkat çekerken mevcut jeopolitik koşulların göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
GKRY'nin Türkiye'nin adadaki projelerine karşı AB nezdinde kısıtlayıcı tedbirler aldırma girişimleri, Brüksel'in bölgesel öncelikleriyle karşı karşıya gelmektedir. Haberde yer alan bilgilere göre Brüksel, Berlin ve Roma, Türkiye'yi göç yönetimi, bölgesel enerji işbirliği ve NATO'nun savunma mimarisi açısından hayati bir stratejik ortak olarak değerlendirmektedir. Bu jeopolitik denge nedeniyle AB yetkililerinin Rum tarafının taleplerine somut yaptırımlarla karşılık verme alanının oldukça sınırlı kaldığı belirtilmektedir.
Avrupa Komisyonu'nun 4 Kasım'da yayımlanması beklenen yıllık raporu öncesinde Rum tarafının yürüttüğü girişimler, Türkiye'nin KKTC ile kurduğu enerji altyapısı projelerini hedef almaktadır. Ancak 2005'teki müzakere sürecinin aksine günümüzde söz konusu raporların Ankara üzerinde doğrudan bir yaptırım gücü bulunmadığı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği adımlarını ikili işbirlikleri ve somut projeler üzerinden kararlılıkla sürdürdüğü görülmektedir.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın