NEW YORK (KFK Ajans) - The Guardian Business tarafından aktarılan habere göre, ABD ara seçimlerinde Demokrat Parti'nin Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanmasıyla birlikte New York borsalarında sert yükselişler kaydedildi. Yatırımcıların Donald Trump'ın politikalarının sınırlandırılacağı yönündeki beklentileri ve ekonomik büyümeye ilişkin ilk endişelerin dağılması piyasaları olumlu etkiledi. Dow Jones endeksi gün ortasında yaklaşık yüzde 3 yükselirken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq ve S&P 500 endeksleri yaklaşık yüzde 2 değer kazandı.
- Dow Jones endeksi yüzde 3 artarken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq ve S&P 500 yaklaşık yüzde 2 yükseldi.
- Altının ons fiyatı yüzde 2,2 yükselerek 4 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı.
- Elon Musk'ın şirketlerinden Tesla hisseleri yüzde 4'ten fazla, SpaceX ise yüzde 5 değer kaybetti.
Hisse senedi piyasalarındaki yükselişin aksine ABD doları başlıca para birimleri karşısında gerileyerek son bir ayın en düşük seviyesine indi. Dolar endeksindeki düşüşle birlikte İngiliz sterlini eylül ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken avro, Japon yeni ve İsviçre frangı da dolar karşısında değer kazandı. Petrol fiyatları ise yatırımcıların Demokratların seçim zaferinin İran'daki savaşa olası etkilerini değerlendirmesiyle sert düşüş kaydetti.
Tahvil Faizleri Düştü ve Altın Rekor Kırdı
Yatırımcıların Trump'ın kalan görev süresinde beklenen siyasi kilitlenmeye karşı güvenli liman olarak gördüğü ABD Hazine tahvillerine yönelmesiyle tahvil getirilerinde gerileme görüldü. Gösterge 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi 4,7 baz puan düşüşle yüzde 4,918'e, 2 yıllık tahvil faizi ise 3,7 baz puan gerileyerek yüzde 4,597'ye indi. Geleneksel güvenli liman olarak görülen altının ons fiyatı yüzde 2,2 yükselişle 4 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı.
IG Baş Teknik Analisti Axel Rudolph, yaşanan kayıpların büyüklüğünün Trump'ın önümüzdeki iki yılda politikalarını uygulama kabiliyetini sorgulatacağını belirtti. Rudolph, yatırımcıların siyasi görünümü yeniden değerlendirmesiyle doların baskı altına girdiğini, altın ve gümüşün güvenli liman talebiyle güç kazandığını ifade etti.
Avrupa Borsaları ve Teknoloji Hisselerinde Son Durum
Avrupa piyasalarında Londra'nın FTSE 100 endeksi yüzde 0,2, Almanya'nın DAX endeksi yaklaşık yüzde 0,6, Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 0,4 ve İtalya'nın FTSE MIB endeksi neredeyse yüzde 1,4 artış gösterdi. Trump'ın politikalarından olumsuz etkilenen Avrupa bankacılık hisseleri yüzde 2,8 yükselirken, temiz enerji şirketlerinden Danimarkalı Vestas Wind Systems yaklaşık yüzde 5, Ørsted ise yüzde 7,4 prim yaptı.
Cumhuriyetçi gruplara ara seçim sürecinde 446 milyon dolar fon sağlayan Elon Musk'ın şirketleri piyasa öncesi işlemlerde kayıplar yaşadı. XTB İngiltere Araştırma Direktörü Kathleen Brooks, SpaceX hisselerinin yüzde 5, Tesla hisselerinin ise yüzde 4'ün üzerinde düştüğünü bildirdi. Brooks, Demokratların kontrolündeki bir Kongre'nin yapay zekâ şirketlerine yönelik denetimleri artırabileceğini ve Musk'ın iki şirketinin olası birleşmesini belirsizliğe sokabileceğini dile getirdi.
Ekonomik ve Stratejik Değerlendirme
Kongre'nin kontrolünün Demokrat Partiye geçmesi, ABD ekonomi yönetiminde vergi indirimleri, ticaret kısıtlamaları ve kamu harcamaları eksenindeki yürütme gücünün daha sıkı denetim mekanizmalarıyla karşılaşacağını göstermektedir. Teksas, Iowa, Kuzey Carolina ve Güney Carolina gibi Cumhuriyetçi kalelerde Senato koltuklarının el değiştirmesi, iç talep ve enerji dengelerinde dönüşüm sinyalleri üretmektedir. Nitekim Teksas valilik yarışını veri merkezi inşaatlarına moratoryum getirme vaadiyle kazanan Gina Hinojosa'nın zaferi, yapay zekâ yatırımlarının hızına ilişkin sektörel endişeleri gündeme taşımıştır.
JP Morgan Asset Management Piyasa Stratejisti Tai Hui, Trump'ın ticaret tarifeleri, dış politika ve mevcut düzenlemeler üzerindeki etkisini sürdürebileceğini ifade ederken; piyasalardaki ilk tepkiler küresel ticaret ortakları ve finansal akımlar açısından çok kutuplu denge arayışının öne çıktığını teyit etmektedir. Dolar endeksindeki zayıflama ve tahvil getirilerindeki düşüş, gelişmekte olan piyasalar üzerindeki dış borçlanma maliyeti baskısını hafifletici bir zemin oluşturma potansiyeli taşımaktadır.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın