DOHA (KFK Ajans) - Euronews tarafından aktarılan habere göre, Orta Doğu ve Kuzey Afrika merkezli 39 havayolu şirketini temsil eden Arap Havayolları Örgütü (AACO), Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen yıllık genel kurul toplantısında 2026 yılına ilişkin sektör raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, jeopolitik belirsizlikler ve dalgalı mali koşulların bölgesel taşıyıcıların bilançolarını doğrudan etkilediği, örgüt üyesi şirketlerin 2026 yılında 4,3 milyar dolar (3,82 milyar avro) net zarar açıklamasının ve hava kargo trafiğinde yüzde 5,2 oranında gerileme yaşanmasının öngörüldüğü aktarıldı.
- AACO üyesi 39 havayolunun 2026 yılında 4,3 milyar dolar (3,82 milyar avro) net zarar kaydetmesi ve hava kargo trafiğinin yüzde 5,2 daralması bekleniyor.
- Bölge havayollarının işletme maliyetleri içinde yakıt giderlerinin payının 2026'da yüzde 37,3 seviyesine yükseleceği tahmin edildi.
- AACO, Avrupa Birliği'nin Emisyon Ticaret Sistemi'ni (ETS) Türkiye'yi de içine alan 5 bin kilometrelik alana genişletme planına egemenlik gerekçesiyle karşı çıktı.
Küresel havacılık sektörünün net kârının ise Kovid-19 dönemi ve hemen sonrasındaki süreç hariç tutulduğunda son 12 yılın en düşük seviyesine inerek yaklaşık 23 milyar dolara gerileyeceği hesaplandı. Küresel ölçekte yakıt giderlerinin işletme maliyetlerindeki payının yüzde 31,4 olması öngörülürken, bu oran AACO üyesi havayolları için yüzde 37,3 olarak tahmin edildi. Katar Havayolları ev sahipliğinde gerçekleşen ve 200'den fazla sektör temsilcisinin katıldığı toplantıda, Orta Doğu havacılık sektörünün 4 milyon istihdam sağladığı ve bölge ekonomisine 290 milyar dolar katkı sunduğu, söz konusu ekonomik hacmin 2043 yılına kadar 730 milyar dolara yükseleceği ifade edildi.
Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi Düzenlemesine Tepki
Toplantı kapsamında kabul edilen Havacılık ve Çevre Kararı ile Avrupa Birliği'nin (AB) Emisyon Ticaret Sistemi'ni (ETS) 2029 yılına kadar Frankfurt Havalimanı merkezli 5 bin kilometrelik yarıçap içindeki üçüncü ülkelere genişletme teklifine karşı çıkıldı. AACO Genel Sekreteri Abdul Wahab Teffaha, girişimin Chicago Sözleşmesi'nin hava sahası egemenliği ilkesine aykırı olduğunu belirterek, "Bu durum sınır aşırı yetki kullanımıdır ve başkalarının egemenliğine müdahaledir. Bu düzenleme Türkiye'den başlayıp Irak, Dubai, Sudan, Mısır ve Fas'a kadar uzanan 5 bin kilometre içerisindeki tüm ülkeleri kapsamaktadır" ifadelerini kullandı.
Teffaha ayrıca, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) bünyesindeki CORSIA mekanizmasının hâlihazırda uluslararası uçuş emisyonlarını dengeleme yükümlülüğü getirdiğini, ETS'nin yürürlüğe girmesi durumunda Arap taşıyıcıların çifte maliyet yüküyle karşılaşacağını vurguladı. Genel kurulda hava yolu taşımacılığında iş birliğini geliştirmek amacıyla AACO ile SITA arasında WorldTracer Bag Mate bagaj takip sistemine erişimi öngören bir mutabakat zaptı imzalanırken, Katar Havayolları Hava Politikaları ve Kurumsal İşler Başkan Yardımcısı Şeyh Jassim Fahad Al-Thani, Avrupa pazarının stratejik önemini koruduğunu kaydetti.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Avrupa Birliği'nin karbon emisyonunu sınırlandırma hedefi doğrultusunda ETS kapsamını Frankfurt merkezli 5 bin kilometrelik alana yayma girişimi, uluslararası havacılık hukukunun temel taşını oluşturan Chicago Sözleşmesi'nin 1. maddesindeki münhasır hava sahası egemenliği ilkesiyle doğrudan karşı karşıya gelmektedir. Türkiye'yi, Kuzey Afrika'yı ve Orta Doğu transit koridorlarını içine alan bu genişleme planı, bölgedeki taşıyıcılar üzerinde tek taraflı mali yük oluşturma potansiyeli taşımaktadır.
Uluslararası havacılıkta küresel düzeyde kabul gören ICAO ve CORSIA mekanizmaları ile AB'nin bölgesel regülasyonlarının uyumlaştırılmaması, havacılık sektöründe çifte vergilendirme riskini artırmaktadır. Türkiye gibi Doğu ile Batı arasında kritik hava sahası ve aktarma merkezlerine sahip ülkeler açısından, hava taşımacılığı regülasyonlarındaki bu uyuşmazlığın diplomasi kanalları ve çok taraflı havacılık anlaşmaları zemininde ele alınması önem arz etmektedir.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın