WASHINGTON (KFK Ajans) - The Guardian Business tarafından aktarılan habere göre, ABD ara seçimlerinde Demokrat Parti'nin Senato ve Temsilciler Meclisi'nde kontrolü yeniden sağlaması, küresel yenilenebilir enerji sektöründe piyasa değerlerinin yükselmesini sağladı. Donald Trump yönetiminin iklim politikaları kapsamındaki kısıtlamalarına maruz kalan temiz enerji üreticileri, Kongre'deki güç değişiminin ardından küresel finans merkezlerinde değer kazandı.
- Danimarkalı rüzgar enerjisi şirketi Ørsted'in hisse değeri seçim sonuçlarının ardından yaklaşık yüzde 5 artışla kapandı.
- ABD'de 388 gigavat kapasiteye sahip yenilenebilir enerji sektörü 83 milyondan fazla konuta elektrik sağlarken 400 binden fazla kişiyi istihdam ediyor.
- Rystad Energy, Kongre'deki yeni dengenin rüzgar ve güneş enerjisi vergi teşviklerinin iptal edilmesini önleyeceğini bildirdi.
Avrupalı Temiz Enerji Şirketlerinin Hisselerinde Artış
Dünyanın en büyük deniz üstü rüzgar enerjisi geliştiricisi konumundaki Danimarkalı Ørsted firmasının hisse değeri, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından saatler içinde yaklaşık yüzde 10 yükselirken günü yaklaşık yüzde 5 artışla tamamladı. ABD pazarında faaliyet gösteren Portekiz merkezli EDP Renewables ile Fransız enerji şirketi Engie hisseleri yüzde 3'ün üzerinde artış kaydederken, Alman RWE şirketinin hisseleri de yaklaşık yüzde 1 değer kazandı.
Trump'ın 2025 yılında Beyaz Saray'a dönüşünün ardından piyasa değerinin yüzde 70'ten fazlasını kaybeden Ørsted, faiz oranlarındaki hızlı artış ve tedarik zinciri baskılarıyla da mücadele ediyordu. Fosil yakıt sektörünün açık bir destekçisi olan ve rüzgar santrallerini eleştiren Trump yönetimi, Danimarkalı şirketin ABD'nin kuzeydoğu kıyısındaki Revolution Wind projesine yönelik çok sayıda durdurma kararı almıştı.
ABD Yenilenebilir Enerji Sektörünün Mevcut Durumu
Siyasi baskıların gölgesinde faaliyet gösteren ABD yenilenebilir enerji sektörü, 83 milyondan fazla Amerikan hanesine elektrik sağlayabilecek 388 gigavatlık toplam kapasiteyi bünyesinde barındırıyor. Ülke genelinde 400 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlayan rüzgar, güneş, hidroelektrik ve jeotermal enerji santralleri, bu yıl ABD'de üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 30'unu oluşturdu.
Ülke çapında üretilen temiz elektrik oranı Avrupa Birliği'ndeki yüzde 50 ve Çin'deki yüzde 40 seviyelerinin gerisinde kalırken, ABD genelinde bağlayıcı bir temiz enerji hedefi bulunmuyor. Buna karşın 24 eyalet ve başkent Columbia Bölgesi, 2035 ile 2050 yılları arasında yüzde 100 temiz elektrik veya net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı planlıyor. Ayrıca yapay zekâ veri merkezlerinin hızla tırmanan elektrik talebinin gaz santrallerine bağımlılığı artırabileceği belirtiliyor.
Kongre'deki Değişimin Piyasalara ve Teşviklere Etkisi
Atlantic Council Küresel Enerji Merkezi kıdemli uzmanı Brenda Shaffer, oylamanın açık bir enerji seçimi olduğunu belirterek, yükselen enerji maliyetleri ile veri merkezlerinin enerji arzı üzerindeki baskısının Cumhuriyetçilerin yenilgisinde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Rystad Energy Başekonomisti Claudio Galimberti ise Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat çoğunluğun güneş ve rüzgar enerjisine yönelik vergi teşviklerinin iptal edilmesini önleyeceğini dile getirdi.
Morningstar kıdemli hisse senedi analisti Tancrede Fulop, seçim sonuçlarının düzenleyici kesinti riskini düşürebileceğini ve geliştirilmekte olan projelere istikrarlı bir zemin kazandıracağını vurguladı. Teksas, Maine, Kansas, Ohio, Iowa ile Kuzey ve Güney Karolina gibi eyaletlerde Demokratların kazanmasının ardından Amerikan Temiz Güç Birliği İcra Kurulu Başkanı Jason Grumet, erişilebilir ve güvenilir enerjinin öncelik olduğunu belirterek sektörün bu talebi karşılamaya hazır olduğunu bildirdi.
Ekonomik ve Stratejik Değerlendirme
ABD Kongresi'nde yaşanan güç değişimi, küresel yeşil dönüşüm yatırımlarının yasal güvencesi ve finansman koşulları açısından belirleyici bir eşiğe işaret etmektedir. ABD'deki yenilenebilir enerji payının yüzde 30 seviyesinde kalarak AB ve Çin'in gerisinde seyretmesi, 388 gigavatlık mevcut kapasitenin artırılması yönündeki regülasyon baskısını güçlendirmektedir.
Söz konusu siyasi tablonun vergi teşviklerini koruma altına alması ve yaklaşık 4 milyar dolarlık deniz üstü rüzgar kiralama geri alımlarını denetlemesi, uluslararası yatırımcıların risk algısını olumlu etkileyebilir. Küresel temiz enerji projelerinde finansman maliyetlerinin dengelenmesi, Türkiye dahil gelişmekte olan piyasalardaki rüzgar ve güneş enerjisi tedarik zincirleri üzerinde de dolaylı bir rahatlama sağlayabilecek niteliktedir.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın