ANKARA (KFK Ajans) - Türkiye Today tarafından aktarılan habere göre Arnavutluk Savunma Bakanı Ermal Nufi, Radar.al platformunun pazar günü yayımlanan Hard Talk podcast programında yaptığı açıklamada, Türkiye ile ilişkilerin dini bir kimlikten ziyade iki halk arasındaki tarihi bağlara dayandığını belirtti. Bakan Nufi, Ankara yönetiminin Arnavutluk Silahlı Kuvvetlerine sunduğu askeri eğitim desteğini ve kriz dönemlerindeki yardımlarını takdirle karşıladıklarını kaydetti.
- Arnavutluk Savunma Bakanı Nufi, Türkiye ile ilişkilerin dine dayandırılmasını kültürel ve ideolojik bir hata olarak niteledi.
- Arnavut askeri personelinin yirmi yılı aşkın süredir Türkiye'deki harp akademilerinde ve eğitim programlarında yetiştirildiği kaydedildi.
- Bakan Nufi, 2025 yılında sipariş edilen mühimmat üretim hatlarının henüz faaliyete geçmediğini belirterek silah kaçakçılığı iddialarını reddetti.
Türkiye ile Arnavutluk arasındaki bağların ortak dini aidiyet üzerinden yorumlanmasını "kültürel, insani ve ideolojik bir hata" olarak değerlendiren Nufi, bu yaklaşımın ülkesinin resmi tutumunu yansıtmadığını dile getirdi. Arnavutluk, Kosova ve Türkiye'de Müslüman nüfusun bulunduğunu, Türkiye'de aynı zamanda Ortodoks ve Katolik Hristiyan toplulukların da yaşadığını anlatan Nufi, iki ülke arasındaki ilişkinin kültürel ve insani temellere oturduğunu ifade etti. Ortak Osmanlı geçmişine değinen Arnavut Bakan, dönemin olumsuzluklarının yanı sıra Türk halkıyla kurulan yakınlık, dostluk ve karşılıklı yardım gibi olumlu unsurların korunduğunu vurguladı.
Askeri Eğitim ve Savunma Sanayisinde İşbirliği Gündemi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile 8 Ekim tarihinde Ankara'da bir araya geldiğini hatırlatan Nufi, görüşmede iki ülke mutfak kültüründeki benzerliklerin dahi konuşulduğunu aktardı. Nufi, Arnavut ordusundaki en nitelikli subayların Türk askeri kurumlarında eğitim aldığını belirterek, ikili askeri işbirliğinin sahadaki somut faydalarına bizzat şahit olduğunu kaydetti. Askeri alanın yanı sıra Türkiye'nin Fier kentinde inşa ettiği hastane, deprem sonrası yürütülen yeniden inşa faaliyetleri ve salgın döneminde sağlanan tıbbi yardımlar da öne çıkan destekler arasında sıralandı.
Arnavutluk Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Güler ve Nufi görüşmesinde Türk savunma sanayisi şirketleriyle yatırımlar ve ortak girişimler yoluyla işbirliğinin genişletilmesi ile Arnavutluk'un yerli savunma kapasitesini güçlendirecek teknoloji transferi olasılıklarının ele alındığı belirtildi. Bakanlık, Arnavut askeri öğrenciler, subaylar ve astsubayların yirmi yılı aşkın süredir Türkiye'deki askeri akademiler ve eğitim programlarına katıldığını duyurdu. Nufi ayrıca Türkiye'nin NATO'nun Kosova Gücü (KFOR) bünyesindeki katkıları ile Bosna-Hersek'teki AB misyonu EUFOR Althea'da görev yapan Arnavut birliğine sağladığı destek dolayısıyla teşekkür etti.
Bölgesel Güvenlik ve Savunma Kapasitesi Değerlendirmesi
Kosova'nın savunmasına Arnavutluk'un tam bağlılığını sürdürdüğünü belirten Nufi, Tiran'daki hiçbir hükümetin bu desteği vermeden iktidarda kalamayacağını ifade etti. Kosova'ya yönelik olası bir saldırı ihtimaline dair soruya yanıt veren Nufi, Kosova kurumları ve uluslararası ortaklıklar sayesinde 1999 yılına kıyasla şartların tamamen değiştiğini kaydetti. Nufi ayrıca ülkesinde mühimmat üretim hatlarının henüz faaliyete geçmediğini, 2025 yılı için sipariş edilen hatların operasyonel olmadığını belirterek Arnavut savunma sanayisine yönelik silah kaçakçılığı iddialarını "kelime kaçakçılığı" olarak nitelendirip yalanladı.
Muhalefetteki Demokratik Parti'nin ABD ile imzalanan savunma anlaşmasını Anayasa Mahkemesine taşıma kararını stratejik ve ulusal bir hata olarak niteleyen Nufi, savunmanın iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğini vurguladı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşının daha geniş bir çatışmaya dönüşme riskine değinen Bakan Nufi, NATO'nun savunma taahhütlerine güvendiğini ancak Arnavutluk'un ek askeri teçhizat, personel ve yerli savunma sanayisi üretimine acil ihtiyaç duyduğunu aktardı.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Arnavutluk Savunma Bakanı Ermal Nufi'nin açıklamaları, Tiran ile Ankara arasındaki diplomatik ve askeri diyaloğun sahadaki somut yansımalarını ortaya koymaktadır. İki ülke ilişkilerinin dini eksen yerine ortak tarih ve kurumsal işbirliği temelinde tanımlanması, Balkanlar'daki bölgesel dengeler ve NATO çatısı altındaki ortak hedefler açısından pragmatik bir diplomatik hat çizildiğini göstermektedir. Türkiye'nin KFOR ve EUFOR bünyesindeki askeri varlığı, Balkanlar'ın istikrarında oynadığı rolü teyit ederken, yirmi yılı aşan askeri eğitim desteği Arnavut ordusunun kurumsal kapasitesini doğrudan etkilemektedir.
Arnavutluk'un savunma sanayisinde teknoloji transferi ve Türk firmalarıyla ortak girişim arayışları, Tiran yönetiminin yerli savunma üretimini başlatma hedefiyle örtüşmektedir. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa'da artan güvenlik kaygıları, Arnavutluk gibi bölge ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya ve güvenilir ortaklarla tedarik süreçlerini çeşitlendirmeye yöneltmektedir. Bu kapsamda Türkiye'nin savunma sanayisindeki üretim gücü ve sahadaki tecrübesi, Arnavutluk'un askeri modernizasyonunda kritik bir unsur olmaya devam etmektedir.


💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın