TAHRAN (KFK Ajans) - Türkiye Today tarafından aktarılan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin yaşadığı hezimetin ardından Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, Tahran'a yönelik yeni askeri operasyon sinyali vererek İran'ın geri kalanını yok etmek zorunda kalabileceğini bildirdi. Oval Ofis'te gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, şubat ayında ABD ve İsrail saldırılarıyla başlayan askeri harekatların ardından Washington yönetiminin bir sonraki adımları tartıştığını kaydetti.
- ABD Başkanı Trump, savaşın yıkımına uğrayan İran'ın yeniden toparlanabilmesi için 25 yıla ihtiyacı olduğunu belirtti.
- Savunma Bakanı Pete Hegseth, mevcut güvenlik şartları gerekçesiyle Kongre'den 350 milyar dolarlık ek askeri bütçe talep etti.
- Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybettiği 3 Kasım ara seçim yenilgisinde İran ile süren savaş temel etken oldu.
Askeri adımların kapsamına dair değerlendirmede bulunan Trump, "Şimdi bir karar vereceğiz: Daha ileri gidip bunu kesin olarak onaylamak, yani bir daha asla yaşanmayacağını tescillemek istiyor muyuz? Mümkünse ülkenin geri kalanını yok etmemeyi tercih ederim ancak belki de bunu yapmak zorunda kalacağım. Bunu da yakında öğreneceksiniz." ifadelerini kullandı. Trump, henüz sonuca bağlanmayan savaşın oluşturduğu hasar nedeniyle İran'ın yeniden inşasının 25 yıl süreceği tahminini paylaştı.
Tahran yönetiminin nükleer programının geleceğine ilişkin arabulucular vasıtasıyla bir teklif ilettiği yönündeki iddialara değinen Trump, İran'ın ABD'nin onayı olmadan hiçbir adım atamayacağını vurguladı. Trump, bölgedeki çatışmaların benzin fiyatlarının yükselmesinde payı olduğunu da kabul etti.
Hegseth'ten 350 Milyar Dolarlık Bütçe Talebi
Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'nin her iki kanadındaki kontrolü kaybetmesinin ardından istifası istenen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, sosyal medyada yayımladığı video ile askeri politikaları savundu. Hegseth, silahlı kuvvetlerin mevcut güvenlik sorunlarına karşılık verebilmesi adına Kongre'den 350 milyar dolarlık ilave askeri bütçenin onaylanmasını talep etti.
Bakanlığın ve cumhuriyetin geleceği açısından kritik bir döneme girildiğini ifade eden Hegseth, "Savaş Bakanlığı, şu anda karşı karşıya olduğumuz durumun gereksinimlerini karşılayacak şekilde kaynaklandırılmalıdır." dedi. Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI) programlarını kaldırdıklarını ve yetersiz gördüğü komutanları görevden aldıklarını aktaran Hegseth, İran'ın nükleer silah edinmesini önlemeyi amaçlayan askeri operasyonların arkasında durduklarını bildirdi.
Kongre Yenilgisi ve İstifa Tartışmaları
Demokratların azil çağrılarını siyasi bir tiyatro olarak niteleyen Hegseth, görevden çekilmeyeceğini ifade ederek, bu çabaların daha önce Trump'a karşı sonuç vermediği gibi kendisine karşı da sonuç vermeyeceğini söyledi. Cumhuriyetçilerin 3 Kasım ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi ve Senato'daki üstünlüğü kaybetmesinde İran savaşı belirleyici olurken, Başkan Yardımcısı JD Vance seçim yenilgisini doğrudan bu askeri mücadeleye bağladı.
Eleştirilerin odağındaki Savunma Bakanı Hegseth'in iyi bir iş çıkardığını savunan Trump'ın aksine, Amerikan yayın kuruluşu NBC News, Beyaz Saray'ın Hegseth'in yerine geçebilecek muhtemel isimleri değerlendirdiğini iddia etti. Ocak 2027'de Kongre'nin idaresini devralmaya hazırlanan Demokratlar, yönetimin askeri bütçe talepleri önünde önemli bir direnç noktası oluşturuyor.
Diplomatik Arka Plan ve Değerlendirme
Washington yönetiminin şubat ayında İsrail ile birlikte başlattığı askeri sürecin ardından gelen Kongre ara seçim hezimeti, Amerikan dış politikası ile iç kamuoyu arasındaki uyuşmazlığı somutlaştırmış görünüyor. Beyaz Saray'ın askeri baskıyı artırma ihtimalini canlı tutmasına karşılık, savaşın akaryakıt fiyatlarına getirdiği yük ve askeri harcamalara yönelik itirazlar yönetim içi tartışmaları derinleştiriyor.
Savunma Bakanlığı tarafından talep edilen 350 milyar dolarlık ek finansmanın, ocak 2027 itibarıyla Temsilciler Meclisi ve Senato kontrolünü devralacak Demokrat çoğunluk karşısında ciddi bir bütçe krizine dönüşmesi öngörülüyor. Tahran'ın nükleer diplomasiye dair sunduğu dolaylı teklifler ile Washington'ın caydırıcılık iddiaları arasındaki uyuşmazlık, bölgedeki askeri ve siyasi belirsizliğin süreceğine işaret ediyor.

💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın