ATİNA (KFK Ajans) - eKathimerini.com tarafından aktarılan habere göre, Yunanistan'da yaşayan Roman dilbilimci Georgia Kalpazidou, Romancayı dijital çağa taşımak ve dilsel çeşitliliği korumak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Selanik'in Dendropotamos bölgesindeki Roman topluluğunda büyüyen ve Trakya Demokritos Üniversitesi Dilbilim Bölümünde doktora çalışmalarını sürdüren Kalpazidou, Yunanistan'da konuşulan Romanca varyasyonlarının diğer dillerle temas halinde nasıl geliştiğini araştırıyor.
- Trakya Demokritos Üniversitesi doktora adayı Georgia Kalpazidou, Romancanın korunması için dijital arşiv hazırlıyor.
- ARSIS ve Microsoft Lingua girişimi ortaklığındaki proje, sözlü anlatımları yapay zekâ uygulamalarına hazır hale getiriyor.
- Proje detayları, 5 Kasım Dünya Roman Dili Günü kapsamında Atina-Makedonya Haber Ajansı aracılığıyla paylaşıldı.
Kalpazidou, 5 Kasım Dünya Roman Dili Günü kapsamında Atina-Makedonya Haber Ajansına yaptığı değerlendirmede eğitimde yaşanan güçlükler ve yapay zekâ teknolojisinin dilsel eşitliği sağlama potansiyeline değindi. Araştırmacı, Yunan gençlik destek kuruluşu ARSIS tarafından Microsoft'un Lingua girişimi kapsamında yürütülen projede görev alıyor. Proje, sözlü tarih kayıtları, halk masalları ve günlük konuşma pratiklerini içeren Romanca materyalleri toplayıp dijitalleştirerek gelecekteki yapay zekâ uygulamalarına zemin hazırlamayı hedefliyor.
Toplumsal Engeller ve Eğitimde Fırsat Eşitliği
Dijital varlığın önemine işaret eden Kalpazidou, "Romanca gibi damgalanmış dillerin dijital varlığı, sadece bir dil sistemini korumaktan ibaret değildir. Bu durum, dili konuşanları güçlendirmenin ve dilsel eşitliği teşvik etmenin bir aracıdır." ifadelerini kullandı. Romancanın tek ve tek tip bir dil olmadığını belirten araştırmacı, Yunanistan genelindeki farklı topluluklarda konuşulan lehçelerin Yunanca ve diğer dillerle yüzyıllardır süren etkileşimi yansıttığını dile getirdi.
Kendi akademik yolculuğunun da Roman kadınlarının karşılaştığı geleneksel evlilik ve aile beklentileriyle şekillendiğini anlatan Kalpazidou, 19 yaşında topluluğunun normlarına göre geç ancak toplum geneline göre erken sayılabilecek sorumluluklar üstlendiğini aktardı. Ataerkil tutumların kadınların eğitim ve mesleki fırsatlarını kısıtladığına işaret eden araştırmacı, kız çocuklarının erkek çocuklarına kıyasla okulu daha yüksek oranda bıraktığını vurguladı. Kalpazidou, "Yoksulluk çocukları okuldan uzak tutuyor, ancak eğitimin sağladığı imkânlar olmadan yoksulluktan kaçmak imkânsız değilse bile çok zordur." dedi.
Dijital Uçurum ve Kapsayıcı Teknoloji
Okul terk oranlarının azaltılması için öğrenciler, veliler ve öğretmenler arasında eşgüdümlü bir destek mekanizması kurulması gerektiğini ifade eden Kalpazidou, ayrımcılık ve sosyal dışlanmaya karşı adımlar atılmasının şart olduğunu söyledi. Dijital teknolojinin var olan eşitsizlikleri tek başına ortadan kaldıramayacağı uyarısında bulunan araştırmacı, cihazlara ve dijital becerilere erişim sağlanmadıkça geliştirilen yapay zekâ araçlarının hedeflenen toplulukların erişimi dışında kalma riski taşıdığını vurguladı.
Hedefinin yalnızca akademik çalışmalarla sınırlı olmadığını belirten Kalpazidou, dillerin ve kimliklerin tıpkı onları taşıyan insanlar gibi birbirinin yanında eşit biçimde yer aldığı bir toplumun inşasına katkı sağlamak istediğini dile getirdi.
Ekonomik ve Stratejik Değerlendirme
ARSIS ve Microsoft Lingua ortaklığında yürütülen dijitalleştirme projesi, yerel kültürel mirasın küresel teknoloji altyapılarına entegre edilmesi bakımından yeni nesil bir veri madenciliği modelini temsil ediyor. Sözlü anlatıların ve yerel lehçelerin doğal dil işleme (NLP) veri setlerine dönüştürülmesi, azınlık dillerinin büyük teknoloji ekosistemlerinde temsil edilmesine imkân verirken, dijital araçların kapsayıcılığını artırıyor.
Benzer sosyokültürel dinamiklere ve zengin Roman mirasına sahip olan Türkiye ve Balkan coğrafyası açısından bu tür yapay zekâ girişimleri, kültürel korumanın ötesinde dezavantajlı grupların dijital ekonomiye entegrasyonu için de emsal teşkil ediyor. Ancak Kalpazidou'nun vurguladığı üzere donanım ve altyapı eksiklikleri giderilmediği takdirde, geliştirilen teknolojik çözümlerin tabana yayılması ve sosyoekonomik dönüşüm yaratması sınırlı kalacaktır.
💬 Yorumlar 0
✍️ Bir Yorum Bırakın